Oryantalizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Oryantalizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Şubat 2009 Salı

Oryantalist Bir Hint Filmi: Slumdog Millionaire

Nitelikli bir Batılı’ya Hindistan hakkında ne düşünüyorsunuz diye sorsanız, büyük ihtimalle sefaletten, nüfus yoğunluğundan, eğitimsizlikten, kast siteminden, din savaşlarından falan bahsedecektir size. Peki muhteşem olduğu, çok cesur olduğu iddia edilen bu film ne anlatıyor? Fonda nitelikli Avrupalının gözünden bir Hindistan üzerine bilgisiyle değil de kaderiyle kim 500 milyar ister yarışmasının Hint versiyonundan en yüksek ödülü kazanan birini. Yani nitelikli batılının bildiği oryantalist gözlükten görünen Hindistan’ı niteliksiz batılıya da öğretmek amacıyla bir film çekmek isteseniz bu filmi çekerdiniz. Yaptığınız iş de “politically correct” olduğu için her tür ödülü alırdı. Filmin Hintli bir yazarın romanına dayanması ise, bir başka klasik. İran için yapılan film de “Kızım Olmadan Asla” idi ve Betty Mahmoodi diye bir İranlı’nın gerçek yaşamından bir kesit olduğu söylenmişti.

Eğer Hindistan’daki sefaletten bahseden bir filmde sömürgecilikten tek kelime söz edilmiyorsa, hatta sömürgeciliği geçtim, bir de üstüne kahramanını kurtaran Kim 500 milyar ister adındaki Amerikan formatlı yarışma oluyorsa, bilgi yarışması kaderle kazanılıyorsa, sorulardan biri cevaplanırken Hint Tanrısı kötüleniyorsa, gerçek Hindistan’ı tanımak isteyip de soyulan Amerikalılar şimdi sen de gerçek Amerika’yı tanıyacaksın diye çocuğa 100 USD veriyorlarsa, Benjamin Franklin’i bilip de Mahatma Gandhi’yi bilmiyorsa filmin Hint kahramanı, düşünmek lazım. Film ne anlatıyor?

Film bir kere 1947’de bağımsızlığını kazanan Hindistan’ın 60 yılda bir yere varamadığını anlatıyor. Milli mücadeleyle falan uğraştınız, alın işte hepiniz açsınız diyor. Hintli birine Mahatma Gandhi için tanımıyorum adını duymuştum dedirtiyor. Bağımsızlığını kazandın ama dön de bir bak ülkene, vatandaşların Gandhi’yi bilmiyor ama Benjamin Franklin’i biliyor diyor. Sen sömürgecilikten kurtuldum zannediyorsun ama aslında sömürgeciliğin yeni versiyonu olan globalizme geçtik biz diyor. Bak senin çocuklarını bok çukurundan benim yarışmam kurtarıyor diyor. Benim param olmasaydı senin çocukların aşklarını da bulamazlardı diyor. Gandhi etkisiz eleman, hiçbirşey beceremedi diyor. Bırakın bu ulusal, milliyetçi, yerli söylemleri falan da global olun. Tek dünya olalım, tek millet olalım, tek dinden olalım diyor.

Sonra da tüm ödülleri topluyor, Oscar’ın da en büyük favorisi. Danny Boyle çok cesur ve muhteşem bir film çekti diyorlar. Hindistan’ı samimi bir şekilde anlatmaya çalışıyormuş. Kesin Hindistan’ı da ikiye böler bu film. Bir kısmı Hindistan’ı Taj Mahal’ı dünyaya tanıttı diye filmin yanında olur, diğer kısımsa Hint Tanrısını kötülediği müslüman azınlığın öldürüldüğünü gösterdiği ve halkı sefil gösterdiği için lanetler.

Yine sahnede bir Karagöz Hacıvat kapışması yaşanır ve yine gösteriyi sunanlar ile gösteriyi izleyenler arasındaki asıl ilişki gözardı edilir.