Kelebek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kelebek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Nisan 2009 Pazartesi

Bir Deli Saçması: Kuşlar, Kelebekler ya da Arılar ve de Nehirler

Kuşlar, kelebekler ve arılar vardır. Bunlar durmazlar yerlerinde. Sonbaharda kuruyup ağacın dalından kopup rüzgar nereden eserse oraya giden yapraklar bir de. Bunların ne zaman nerede olacağını bilemezsiniz. İnsanoğlu kuş misali bir gün orada bir gün burada lafı daha bu tür insanoğulları çin söylenmiştir.

Bir de nehirler vardır. Yatağı belli, kaynağı belli, ulaşacağı deniz belli. Hep aynı dağın başından kaynayıp hep aynı yöne akarlar. Mevsimlere göre akış hızları değişir. Kurak zamanlarda az ve kuvvetsiz akarlar, bereketli zamanlarda güldür güldür, delicesine. Bazen de kururlar dökülecekleri denize ulaşamadan. Bu tip insanlar için söylemiştir Bülent Ortaçgil şarkısını:

“Ve sen, ben değirmenlere karşı
Bile bile birer yitik savaşçı
Akarız dereler gibi denizlere
Belki de en güzeli böyle”

Kuşlar, kelebekler ve arılar esnektirler değişimlere, istemedikleri bir durum olursa hemen başka yerlere göçerler. Bağlılıkları yoktur, nerede hayat varsa kendilerine, orada olurlar. Nehirler ise yataklarını değiştirmezler, değiştiremezler. Kuruyacaklarını da bilseler ellerinden gelmez başka yöne akmak. Onların gidecekleri yer bellidir, gidemeseler de yolunda ölürler, topal karınca gibi.

Kuşlar, kelebekler ya da arılar kendilerine uygun olmayan yerlerde ya da istenmedikleri yerde durmazlar. Başka diyarlara göçerler. Nehirler ise aynı yatakta akıp, hiç sabit olmadıklarını söylerler: "Aynı nehirde şkş defa yıkanamazsın." Kuşlar, kelebekler ya da arılar hayatları boyunca pek iz bırakmazlar, hafiftirler, ömürleri kısadır. Nehirler ise aşındırırlar aktıkları yerleri, platolar, ovalar taraçalar oluştururlar.

Kuşlar, kelebekler ya da arılar dönerler gtittikleri yere, gittikleri yer kötüyse ya da terkettikleri yerde şartlar değişmişse. Oysa nehirler için geri dönüş söz konusu değildir. Onlar her ne olursa olsun dökülecekleri denizlere ulaşmak için yaşarlar.

Bazen bir kuşun sesi de, bir nehrin sesi de rahatlatr insanı, ikisi de güzeldir. Nehir sesi hiç değişmez de, kuşun sesi şartlara göre değişir. Ne zaman sesini dinlemek istesen, nehir hep ordadır da kuş allah bilir nerededir. Nehir tereddüt etmez, kararlıdır. Kuş sürekli şartlara göre en doğru seçimi yapmak istediğinden, düşüncelidir.

Nehir rutin, tek sesli, sıkıcı, kuş değişken, eğlenceli, çok seslidir. Nehirler yalnız akarlar, yatakları boyunca karşılarına çıkanlarla yetinirler. Kuşlar yalnız kalmazlar, kalamazlar. İki nehir denize dökülmeden önce birleşirlerse, bu büyük olaydır. Şattül Arap derler Fırat ile Dicle'in birbirlerine karıştıkları yere. Oradan sonra Dicle Fırat'a karışır, Fırat Dicle'ye. Sık rastlamaz insan böyle iki nehrin birleşmesine. Kuşlarsa hep beraber yaşarlar. Bir kuşun yalnız yaşaması sık görülmez.
Nehir kadar inançlı, nehir kadar yalnız, nehir kadar sürekli, nehir kadar dirençli, nehir kadar azimli değilim ama kuş kadar cıvıl cıvıl, kuş kadar sosyal, kuş kadar pratik hiç değilim. Dahası ben nehirler gibi olmak isterim, beceririm beceremem, ya da becerdim beceremedim o ayrı konu.
Çiçek nehir ister, kuş, kelebek ya da arı çiçek ister. Bu döngü hiç bitmez, zaman da asla ölmez.

30 Mayıs 2008 Cuma

Kelebeklerini arayan kız

Kelebeklerini arayan bir kız tanıdım.
İçindeki koca boşluktan kaçıp gitmişlerdi.
Sürekli bir mücadele içindeydi boşlukla.
Boşluk kendini var etmeye çalışıyordu.
Kız boşluğu doldurmaya çabaladıkça,
Her seferinde boşluk kazanıyordu.
Kız yorgun düşüyordu.
Kız aslında belki de boşluk dolarsa,
Kelebekler geri dönemez diye korkuyordu.
Bekliyordu ki, boşluğu dolduracak olan
Kelebeklerini getirsin içne koysun.
Sonra da boşluğu doldursun.

Ya da belki kelebekler yoktu.
Boşluk yoktu.
Kız kelebeklerin katili bir boşluktu

Ya da kız yoktu.
Kelebeklerin katili yoktu.
Ben vardım ve öyle sanıyordum.

Ya da ben yoktum.
Sandıklarım yoktu.
Sandıkların içindeki
El emeklerini göz nurlarını
Kemiren güveler vardı.
O güveleri kelebek sanan bir kız vardı.
Belki de o kız sandıklarıma naftalin koyuyordu.
Kelebek sandığı güveler bu nedenle
Sandıklarımdan kaçıp gitmişti.